Şemsi Paşa Külliyesi ve medeniyet - AsitaneVakfı

İçeriğe git
Haberler
   
H. Hümeyra Şahin
   24 Haziran 2017
Şemsi Paşa Külliyesi ve medeniyet  
Şemsi Paşa… İstanbul’un gündelik telaşını geride bırakarak sığındığımız asude bir mekan. Bazen kütüphanesine girip, Sinan’dan kalma demir şebekeli taş bir pencereden Boğaziçi’ni seyre daldığımız, denizle aramıza kimsenin girmediği bir düşünce kozası, bazen de ibadeti tefekkürle taçlandırabildiğiniz küçük bir mabet…
Dünyada bir benzeri olmayan Şemsi Paşa Külliyesi, Mimar Sinan’ın boyut olarak en küçük yapısı. Süleymaniye’de ihtişam duygusu yaşatan Sinan, Şemsi Paşa’da küçük olanın sevimliliğini hissettiriyor. Sinan’ı mimarlığın ustası kılan da bu değil mi zaten!
Dört padişah döneminde geçen uzun ömrü boyunca yaptığı 500’e yakın eserin %70’ten fazlası İstanbul’da. Rüstem Paşa’dan Mihrimah Sultan’a, Şehzade Külliyesi’nden Süleymaniye’ye, hamamlardan su kemerlerine Sinan’ın eserleri, İstanbul siluetinin demirbaşları… Hulasa, onun eserlerini İstanbul’dan çıkardığınızda İstanbul İstanbul olmaktan çıkar.
Son günlerde Şemsi Paşa Külliyesi, belki de hiç olmadığı kadar çok konuşulup gündeme geldi. Üsküdar Belediyesi’nin Harem-Çengelköy hattındaki sahil düzenleme çalışması kapsamında büyük tartışmalara konu oldu.
Öncelikle şunu ifade edelim ki, Marmaray havalandırma binalarının da yapılmasıyla Üsküdar Meydanı çoktan bir çevre düzenlemesi seferberliğini gerektiriyordu. Keza Kız Kulesi ve hemen ardındaki tarihi yarımada siluetiyle dünyanın belki de en güzel, en masalsı manzarası olan Salacak sahil şeridi, yenmiş çekirdek atıklarının arasında adi ve kalitesiz şehir mobilyaları ile Üsküdar’a mevzi kaybettiren o görüntülerden arındırılmalıydı. Bu anlamda belediyenin bir düzenleme çabasına girmesi zaten gerekliydi. Ta ki, Şemsi Paşa Camii’ne gelene kadar!
 Harem’den Üsküdar İskelesi’ne kesintisiz yürüyüş yolu ‘keyfiliği’, Şemsi Paşa gibi bir mücevherin kimliğinin bozulmasına asla tercih edilemez. Üstelik bu kimlik, sadece bir yapının değil, bir semtin, bir şehrin kimliğine de zarar verecek temsiliyete sahipse… Medeniyet fikri olan her zihin bundan rahatsız olur. Üstelik yeni nesillere öğretmek istediğimiz medeniyet, sadece kitaplardan okunarak öğrenilecek bir şey değilken… Bir medeniyet ihyası yapmak istiyorsak, ihtiyacımız olan tam da Şemsi Paşa’nın dokunulmamış hali ve oranın ruhunu terennüm edebileceğimiz ortamdır.
İktidara geldiği günden bu yana sayısız eseri çürümekten kurtarmış AK Partili bir belediyenin bu yanlıştan dönmesi, projenin Külliye ile ilgili kısmını revize etmesi gerekir ki, bu satırların yazıldığı saatlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı projenin Şemsi Paşa ile ilgili kısmının iptal edildiğini duyurdu zaten. Yazının üst kısmını hiç değiştirmeden devam edelim;
Son 15 yılda, sadece İstanbul’da, cami, mektep, medrese, türbe, sebil, imaret türünde, 145 eserin (sadece Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yapılan) restore edildiği, diğer kurumlarınki ile birlikte pek çok tarihi mirasın onarıldığı gerçeğini unutmadan bu tür değerlendirmeleri yapmak gerekir. Yurtdışında TİKA öncülüğünde yapılan restorasyonlar ise, Osmanlı bakiyesi coğrafyada tarihi mirasa olan duyarlı yaklaşımın örnekleridir. Öte yandan, Şemsi Paşa Külliyesi ile ilgili toplumsal duyarlılık son derece değerlidir. Fakat bu konuyu, sözgelimi Kadıköy iskelesindeki çirkin betonlaşmaya hiç ses çıkarmadan Üsküdar’da siyasi bir malzemeye dönüştürme girişimleri de dikkatten kaçırılmamalıdır.
Bundan sonra belediyelere düşen, kentsel planlama yaparken meselenin ‘kültürel’ boyutuna hak etttiği önemin verilmesidir. Zira Türkiye’deki belediyeciliğin temel sorunu ekonomik, sosyolojik, politik ve kısmen çevresel dinamikler gözetilirken, kültürel ve estetik boyutun yeterince dikkate alınmamasıdır. Bu bağlamda Üsküdar Belediyesi’nin meydan projesindeki beton alanların olabildiğince minimize edilmesi, yeşil alanların artırılması İstanbulluların beklentisidir.


ـــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــ
© 2015 Asitane Vakfı / All rights reserved
İletişim
Karagümrük Mah. Fevzipaşa Cad. No:315
Fatih - İstanbul
ــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــ
0212 533 78 34
0212 533 78 93
0212 533 78 94
ــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــ
info@asitanevakfi.org.tr
asitanevakfi@gmail.com
İçeriğe dön